14 Ağustos 2011 Pazar

ÇİÇEK ŞEHRİ

Singapur'un bilinen ilk insanları Çinliler ve Malaylarmış. 1819 yılında İngilizler burayı işgal ediyorlar ve Singapur ancak 9 Ağustos 1965'te ayrı bir devlet olabilyor. İngilizlerin buradan çekilmesi ise 1971 yılını buluyor.

Burası 622 kilometrekare civarında bir ada devleti. Kendisine ait 40 kadar adacık var. Malay yarımadasına 1200m. uzunlukta bir demir ve karayolu ile bağlı. İklimi tropikal doğal olarak. Ortalama sıcaklık yıl boyu 28-30 derece. Ben geleli beri henüz aşırı bir sıcak ve nem ile karşılaşmadım. Nüfusu 5milyon kadar. Çoğunluk Çinli (%77). Geri kalanlar Malaylar, Hintliler, diğer azınlıklar ve expat'ler. Dinlere girmeyeyim. Budist, taoist, hindu, müslüman ne ararsan var.
Bunlar genel bilgiler.

İlk gözlemlere gelince;
Bence dünyanın bu kısmında acayip bir insan fazlalığı var. Örnek mi?
Çin                1,5 milyar
Vietnam        87 milyon
Endonezya    230 milyon
Filipinler       85   milyon

Son derece kalabalık bu ülkeler. O yüzden iş yok. İnsanlar çalışmak için akın akın başka ülkelere gidiyorlar. Singapur küçücük bir şehir devleti olmasına rağmen yüzölçümüne göre burası da kalabalık. Yer yok. Binalar genellikle birbirine yakın, bahçeler küçük ve modern mimariler yüksek.
Orchard Road en popüler caddesi ve burada yürümek özellikle haftasonları ızdırap olabiliyor. Deli gibi bir alışveriş durumu var. 100'er metre arayla üç Louis Vuitton, iki Gucci, iki Prada görebiliyorsunuz. Kapılarında içeriye girmek için kuyruk olmuş insanlarla beraber... Nedir bu uzakdoğuluların marka hastalığı anlamak mümkün değil? Geçenlerde televizyondaydı burada, haber yapmışlar. İnsanlar yemeyip içmeyip marka eşya alıyorlarmış. Oturdukları evler dökülüyor ya da evleri yok kiradalar ama üst baş marka. Hani paran olur alırsın, bu durum ne böyle..? Sosyolojik açıdan incelenmesi lazım bence.

Orchard Road da bekar ya da yalnızsanız hele  de Avrupalıysanız (beyler için söylüyorum) gece 10-11den sonra yanınıza yaklaşıp 'Hey how are you?' diyen Asyalı kızlar çok oluyor. Aslında bu işler burada tamamen yasak ama aç insanlar yasak tanımıyorlar!

Ciklet çiğnemek, yerlere çöp ve sigara izmariti atmak yasak mitleri de doğru. Etrafta trafik polisi dahil hiç polis görmüyorum ama heryerdelermiş. Gerisini siz düşünün.
Trafik genelde yoğun. Motosikletliler İstanbul'dakileri aratacak kadar deli gibi kullanıyorlar. Hemen hergün bir kaza. Geceleri anacaddelerde hız yapan spor arabalar pek fazla.
Trafikteki diğer dikkat çekici şeyde; merkezde ERP (electronic road pricing) diye bir sistem oluşturmuş olmaları. Amaç yoğun saatlerde trafiği rahatlatmak tabii ki de, ama.... Arabanıza bizim OGS geçiş sistemi için kullandığımız türden bir alet takıyorsunuz. Geçtiğiniz saate göre, o yolu kullanıyorsunuz diye, 50cent ile 3-4 singapur doları bayılıyorsunuz. Otoparklarda da bu alet çalışıyor. Otoparktan çıkarken trink... Düşüveriyorlar daha önceden yüklediğiniz paradan.

Yemek hususunda hiç sıkıntı yok. Çin yemeği seviyorsanız zaten yaşadınız ama avrupa ve amerikan restaurantları da bol miktarda var. Bana ilginç gelen Hawker Place dedikleri yerler oldu. Ara ara büfeden büyük, restauranttan küçük 8-10 çin yemeği satan dükkanı yanyana görüyorsunuz. Üstü kapalı bir alan. Plastik masa ve sandalyeler. Pervanelerle soğutmaya çalışıyorlar. Sokak ta yemek yiyen insanlar.. Zaten oldum olası çok severim sokakta, bahçede falan yemek yemeği. Hoşuma gitti işte bu Hawker Place'ler.

Singapur'un en güzel yanı çok yeşil ve heryerin çiçek olması. Tam bir çiçek şehri. Türkiye'de bir sürü para verip aldığımız orkideler burada her yerde.

En popüler yer               : Orchard Road, Sentosa Adası, Marina, Botanik Bahçeleri
En popüler yemek          : Chilli Crab
En popüler içki              : Singapur Sling
En şık otel                      : Raffles Otel
En popüler gece klübü   : Ku de Ta
En popüler restaurant     : Birçok

Bunlar buraya ait ilk izlenimlerim. Devamı gelecektir eminim...











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder