15 Aralık 2011 Perşembe

YILBAŞI


Heryer ışıl ışıl. Orchard caddesi ışık seli gibi. Her alışveriş merkezinin önünde ayrı bir yılbaşı ağacı. Hem de devasa boyutlarda. Süsler püsler. Dünyanın tüm metropollerinde yapılan süslemelerle yarışacak, hatta onları geçebilecek bir düzenleme. Noel kutlanıyor. Zaten çok kalabalık olan bu şehirde şimdi daha da fazla bir kalabalık. Herkes alışverişte. Adım atılmıyor. Ucuzluk da başladı. Üstünün kreması oldu.
Ayrıca 31 derecede yılbaşı kutlanacak. Bana tuhaf geliyor. Hani kar yağmasa bile alışmışım yılbaşılarının soğuk olmasına. Bu duruma alışamadım. Konuya konsantre olamıyorum. Zaten oldum olası zoraki hediye falan almayı da sevmem. Ben aniden, beklenmedik zamanlarda alıp vermeyi seviyorum. Bir şey göreceğim; 'Ah bu tam şuna buna göre, buna bayılır, çok hoşuna gider' diyeceğim öylece alacağım. Hele elime liste falan verin vallahi almam. Ne kötüyüm!






Bu kadar süs ve harcanan paraları görünce, yine aldı beni bir düşünce. Noel'in esas maksadının giving ve sharing (vermek- paylaşmak) olduğunu söylerler. İnsanların birbirlerine aslında hiçde ihtiyaçları olmadığı şeyleri alıp vermelerinin, mecburiyetten alışveriş yapmanın neresi paylaşım? Hatta ben İngiltere'de insanların ailelerine, bu noel şunu bunu istiyorum diye liste verdiklerini bile biliyorum.
Varlık içinde, kılık kıyafet ve oyuncak bolluğunda olan çocuklara binbirinci oyuncağı almanın ne anlamı var? Hele hele buraya hiçde uzak olmayan Endonezya gibi ülkelerin bazı kısımlarında insanların sadece içme suyuna ulaşmak için dahi ne zorluklar içinde olduğunu bilerek! Okay anlatmıştı; pompa sektöründe oldukları için buralarda bir takım yardım projelerinde de çalışıyorlar.
Bana 'fakirliği anlatmamın imkanı yok' diye bahsetmişti. Beni ve de özellikle çocukları götürüp göstermek istiyor. Oradaki çocuklar sadece temiz suyun peşinde...



Bence bir sene olsun, dünyanın dört bir yanında bu süse püse ve hediyelere harcanan paralar sadece yardım amaçlı kullanılsa sanırım Christmas da gerçek amacına ulaşmış olacak.

Not: Okullarda üç hafta kadar tatil olunca  ben burada durur muyum? Evime gidiyorum.
Sütler kaymak tutar tutmaz oradayım!  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder